"Şehitlerimizin kanında onlara oy verenlerin parmağı var"


25.10.2014 - 14:40

HDP/PKK yandaşlarının Suriye'nin Kobani bölgesinde yaşanan saldırıları bahane ederek mütedeyyin kişilere yaptıkları saldırılar sonucu yaralanan mağdurlar, saldırılarda hayatlarını kaybeden insanların kanında, HDP'ye oy veren kişilerin parmağının olduğunu belirtti.

DİYARBAKIR- Suriye’nin Kobani bölgesinde IŞİD ile PYD arasında yaşanan çatışmaları bahane ederek İslam’a ve İslami değerlere savaş açan HDP/PKK yandaşları, bazı Müslümanları vahşice katlederken bazılarını da yaraladı.

 

HDP/PKK yandaşlarının Kurban Bayramı’nın 4. gününde Bağlar ilçesinde İslami hizmetleriyle tanınan Köy-Der’e yaptıkları saldırılar sonucu yaralanan mağdurlardan B. F. , olay günü yaşadıklarını İlke Haber Ajansı’na (İLKHA) anlattı.

 

PKK ve uzantılarının sosyal medya üzerinden yaptıkları kışkırtmalardan dolayı tatsız olayların yaşanabileceği ihtimalini göz önünde bulundurduklarını ifade eden B.F. , olayların vahşet sınırına dayanacağını düşünmediklerini ifade etti.

 

“Bizlere de saldırı yapılacak diye derneğimizi koruyorduk”

Kendilerine yapılan vahşetin şiddetine değinen B. F. , “Olayların çıktığı gün, çetelerin hedefine koyduğu, her olayda saldırdığı Yusufi-Der isimli derneğimizin önüne gittim. Çok gergin bir hava vardı. Her tarafa saldırı yapıldığı haberi geliyor, hatta yer yer bazı Müslümanların katledildiği haberini de alıyorduk. Açıkçası her an bizlere de bir saldırı yapılacak diye derneğimizin önünde bekliyorduk. Yanımda bulunan bazı arkadaşlarımla Köy-Der’e saldırı yapıldığını duyduğumda, arkadaşlarımızı saldırının içinden çıkarabilmek için olay yerine gittik. Sokağa girdiğimizde yüzlerce kişinin dernek kapısına asıldığını ve içeriye sıkışan insanları dışarıya çıkarıp linç etmek için uğraştığını gördük. Bizi görünce kaçtılar. Ama 45 yaşlarında, kır saçlı, yüzü maskeli biri sokağın başında elindeki pompalı tüfekle bana ateş açtı. Bacaklarımdan vuruldum ve yere düştüm. Sonra sendeleyerek o bölgeye yakın bir caminin bahçesine girdim.” dedi.

 

“PKK, bütün tabanını Müslümanları katletmesi için tembihlemişti”

Kendisi gibi çoğu arkadaşının yaralandığını belirten B. F. , PKK’nin bütün yandaşlarını Müslümanları öldürmek için tembihlediklerini söyleyerek, “Bizi yaraladıktan sonra bir arkadaşımın arabasıyla hastaneye gitmek için yola çıktık. Yollar kapalıydı. Her yerde olaylar olmasına rağmen polisler yoktu. Bağlar’da Polis Okulu bölgesine geldiğimizde sadece polisleri gördük. Bize yol açmalarını istedik ama yolu açmayınca göstericilerin olduğu yerden hastaneye ulaştık. Biz dernekten çıktıktan sonra diğer arkadaşlarımızı şehit etmişler. Bu saldırılar önceden planlanmıştı. PKK, bütün tabanını Müslümanları katletmesi için tembihlemişti. Şehitlerimizin kanında onlara oy veren herkesin parmağı vardır. Bu katliamları onlara oy veren halk ve yöneticiler beraber yaptı.” ifadelerini kullandı.

 

“Kobani’lileri yanlarına alıp bize saldırılar yaptılar”

Kendilerinin Kobani hususunda duydukları hassasiyetin PKK/BDP’li çetelerinkinden daha fazla olduğunu belirten B.F, bu çetelerin Kobani’yi bahane ederek bazı Kobanilileri’de yanlarına alarak kendilerine saldırdıklarını söyledi.

 

B.F, “Kurban Bayramı’nda bizim oturduğumuz apartmana gelen Kobanili aileleri ziyaret ettik ve onların bir ihtiyaçlarının olup olmadığını sorduk. Sadece bayramda değil, her zaman için bizler bu insanlara yardımlarımızı eksik etmedik. Ancak öyle iftiralarla, sanki IŞİD’çilerle savaşıyormuş gibi bir şekilde Kobanilileri de yanlarına almaya çalışarak bizlere saldırdılar. Böyle duygu düşünceler içerisinde olan bölgenin duyarlı bu insanlarına karşı yapılan bu saldırılar açıkça söyleyeyim insanlıktan nasibini almamış kişilerdir ”diyerek PKK/HDP’li çetelerle birleşerek halka saldıranlara tepki gösterdi.

 

“Olay günü sokaklarda hiçbir polis yoktu”

Devletin çözüm süreciyle birlikte Güneydoğu Bölgesi’ni PKK’ye teslim ettiğini söyleyen B. F. , “Devletin bölgeyi PKK’ye teslim ettiğini, PKK’nin silahlanmasından ve devletinde onlara en ufak müdahalede bulunmamasından anlıyoruz. Çünkü sokaklarda hiçbir polis yoktu. Onların tek amacı HÜDA-PAR camiasını ortadan kaldırmaktı. Tamamen mazlumların hamisi olan HÜDA-Par ve Mustazaflar Camiası hedef seçilmişlerdi. Bütün saldırılar onlara yapılıyordu. Eğer Allah’ın yardımı ve Müslümanların direnişi olmasaydı bunlar Müslümanların evlerini de tek tek basıp onları katledeceklerdi.” şeklinde konuştu.

 

 “Müslümanlar PKK’nin amacının İslam’a düşmanlık olduğunu görmelidir”

B. F. , son olarak, “Bölgede özerklik kurulmuş durumdadır.  HÜDA-Par gibi bir camianın burada olması kimsenin işine gelmiyor. Özellikle ABD, kendi çadırına yapılan saldırının rövanşını PKK’ye vermişti. PKK’de taşeron örgüt olarak bu görevini ifa ediyordu.  Bölgede bulunan diğer camia ve cemaatler, PKK’nin amacının İslam’a düşmanlık olduğunu görmeliler.  Bugün HÜDA-PAR kendi meşru müdafaasını yapmazsa sıra diğer İslami camialara gelir ve onlara yönelik saldırılar da başlar.” açıklamasını yaptı. (İLKHA)