"Kırklar Dağının Düzü, Binalar Çarptı Bizi"


22.10.2014 - 22:11

Diyarbakır tarihi ve tarihi değerleri üzerinde Dicle Üniversitesinde düzenlenen konferansta Diyarbakır tarihinde önemli bir yere sahip olan Kırklar dağında yükselen binaların kentin tarihine üzüntü verici olduğu belirtildi.

DİYARBAKIR - Dicle Üniversitesi Mimarlık Fakültesi tarafından Mimarlık üzerine söyleşi düzenlendi. Mühendislik Fakültesi konferans salonunda gerçekleşen söyleşiye Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Hayalioğlu, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.

 

Dünya Mimarlık Günü çerçevesinde yapılan söyleşide Doç. Dr. Kamuran Sami, “Bizim Diyardan Başka Bir Diyara: Yer, Zaman ve Mimarlık Eğitimini Açıklamak”  başlıklı yaptığı sunumda;  “Coğrafyamız, tarihimiz, dilimiz farklıdır. Farklılığımızı anlıyorsak benzerliğimizi bulacağız. Bu da kimliğimizi kazanmakla sağlanıyor” diyerek, mimarlık eğitiminin detayları hakkında bilgi verdi.

 

İrlanda’ya yapığı ziyarette fotoğraflarını aldığını söylediği binaların, mimari yapıları hakkında hazırladığı slaytlar eşliğinde öğrencilere bir tanıtım yapan Sami, Türkiye’de birçok binanın içinde yürütülen görevle pekte uyuşmadığını vurguladı.

 

Almanya’da yapılmış olan merkez cami mimarisinin üzerinden örneklemelerde bulunan Sami, camideki mimarinin inceliklerini, mimarın yaratana duyduğu aşkın mimarileşmesinin ifadesi olduğunu söyledi.

 

Öğretim Görevlisi Aysel Yılmaz’da “Kırklar Dağının Düzü, Binalar Çarptı Bizi” başlığıyla yaptığı sunumda kent kimliğinin önemine vurgu yaptı.

 

“Diyarbakır kimine göre kent, kimine göre şehirdir” diyen Yılmaz, kırklar dağının gizemini ve sırrı üzerine yaptığı sunumda, Kırklar Dağı’nın dünyada nadide olan bazalt yapılarından biri olduğunu, Gazi Köşkü ve Dicle nehrine bakışıyla tepside sunulmuş bir güzellik olduğunu belirtti.

 

Yılmaz, Kırklar Dağın’da yükselen binalarında bölge tarihi ve Diyarbakır tarihi için oldukça üzücü olduğunu ifade etti.

 

Yrd. Doç. Dr. Meral Halifeoğlu ise Diyarbakır Surp Giragos Kilisesi restorasyon çalışma anısını öğrencilerle paylaştı.

 

1881’de yanan Surp Giragos kilisesinin 1883 yılında tekrar inşa edildiğini dile getiren Halifeoğlu, 1980’den sonra oluşan göçlerle ibadethane de cemaatin azlığından dolayı ibadet edilmediğini söyledi. Halifeoğlu, Surp Giragos kilisesine uygulanan restorasyon çalışmalarında yapılan ve uygulanan iyileştirmeleri fotoğraflarla anlattı.

 

“Ekolojik Planlama ve Kentsel Mekanlarda Ekolojik Alanlar” başlığı altında bilgilerini paylaşan Araştırma Görevlisi Canan Koca ise, doğal kaynakların idareli kullanılması ve sürdürülebilirliği için yapılması gerekenlere vurgu yaparak İstanbul Cendere havzasında yaptığı analizleri anlattı. (İLKHA)