VAN- Yaşadığımız toplum içerisinde başkalarının sıkıntı ve sorunlarıyla ilgilenmeyi kendilerine görev bilen ve insana insan olduğu için değer verip hızlı ve pratik çözümler üretmeye çalışan pek çok sivil toplum kuruluşu var.
Bu kuruluşların çoğunluğu ya hiç duyulmamış oluyor ya da deprem gibi bir felaketin ardından yaptıkları hayırlı çalışmalarla varlıklarından haberdar olunuyor. "Neden kendinizi tanıtmıyorsunuz?" sorusuna verdikleri cevap ise, "Kendimizi tanıtmaya çalıştığımız Rabbimiz bize yeter." Oluyor.
Çalışmalarıyla oldukça büyük bir boşluğu doldurmalarına rağmen pek fazla bilinmeyen sivil toplum kuruluşlarından biri de sağlık hizmeti için çevre illerden Van'a gelen fakat ne yapacağını bilemedikleri için hastane içinde ve çevresinde zor şartlarda kalan hasta ve hasta yakınlarına hizmet etmek amacıyla kurulmuş olan Tatvan-Der.Genel merkezi Van'da olan ve 23 Ekim depreminden sonra binası kullanılamaz durumda olduğu için yeni bir hizmet binası bulana kadar çalışmalarını bulabildikleri bir depoda devam ettirmeye çalışan Tatvan-Der'in Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Emin Taylan, kuruluşundan bu güne kadar Tatvan-Der'i anlattı.
2003 yılında çevre illerden sağlık hizmeti için gelen insanların perişan haldeki durumuna çözüm olmak amacıyla bu derneği kurduklarını dile getiren Tatvan-Der'in Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Emin Taylan, "Tatvan Derneği 2003 yılında Van'da fark edilen bir eksiklikten dolayı kurulmuş bir dernektir. Araştırma hastanesinin çevresinde Hakkari'den, Muş'tan, Bitlis'ten, Ağrıdan ve bu illerin yakın ilçelerinden aslında Doğu Anadolu'nun sağlık merkezi sayılabilecek Van'a gelen hastaların ve yakınlarının durumunu fark ettik. Merdiven altında yatanlar, bahçede yatanlar dikkatimizi çekti. Bir ünite kan bulmak için perişan duruma düşen insanları fark edince dostlarımızla görüştük. Biz buna nasıl bir çare bulabiliriz, bu insanlara nasıl yardımcı olabiliriz düşüncesiyle bir araya geldik. Bunun en güzel yolunun prosedürlere uygun, kanuni sınırlar çerçevesinde, topluma faydalı olacak bir dernekle yapılabileceğini gördük ve bu derneği kurduk." dedi.
Kuruluşundan itibaren kendisine hedef olarak belirlediği pek çok çalışmayı gerçekleştirdiğini de belirten Taylan konuşmasına, "Derneğimizin asıl amacı Van dışından gelen hasta ve hasta yakınlarına yardımcı olmak, Van'da ikamet eden maddi durumu kötü öğrenci ve ailelere yardımcı olmaktı. Hamdolsun 2003 yılından 23 Ekim 2011'e kadar bu faaliyetlerimizi çok güzel bir şekilde sürdürdük." Şeklinde devam etti.
23 Ekim 2011 Tarihine kadar gerçekleştirdikleri faaliyetleri de özetleyen Taylan şunları söyledi. " 25 Bin insana barınacak yer temin ettik. 1700 ünite kan temin ettik. 50'nin üzerinde sahipsiz cenazeyi memleketlerine gönderme işleminde yardımcı olduk. 100'ün üzerinde öğrenciye imkanlarımız ölçüsünde burs verdik. Bu burslar sürekli olmasa da derneğimizin geliri olan gönüllü bağışları göz önüne aldığımızda ciddi bir yekun tutmaktadır."
Derneklerinin bütün gelirinin Rızaen Lillah için yapılmış katkılardan oluştuğunu da söyleyen Taylan, "100'ün üzerinde aileye her kış gıda ve giyim yardımında da bulunduk. 23 Ekim 2011 tarihinde dernek binamız kullanılamaz duruma gelene kadar çalışmalarımızı devam ettirdik." İfadelerini kullandı.
Ramazan ayında derneklerinde düzenli olarak iftar ve sahur yemekleri verdiklerini de dile getiren Taylan, depremin ardından dernek binasında yürütemedikleri faaliyetleri için ne yapabileceklerini araştırdıklarını ve ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştıklarını söyledi.
Taylan, "Depremlerden etkilenen ve mağdur olan halka 4 TIR yardım dağıttık. 1700 aileye gıda ve giyim dağıttık. Yaklaşık 7000'in üzerinde battaniye dağıttık. 98 adet çadırı ihtiyaç sahiplerine ulaştırdık. Çadırları ve diğer malzemeleri ihtiyaç sahiplerine ulaştırırken bunların gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşabilmesi gayesi ile hepsini listeledik ve kayıt altına aldık. Elimizde yardım malzemeleri bitmediği için özellikle giyim yardımımız kısmi olarak devam ediyor." dedi.
Türkiye'nin her yerinden yardımların geldiğini ve artık gayet düzenli dağıtıldığını gördükleri için ikinci bir yardım kampanyası başlatmadıklarını da dile getiren Taylan, derneklerinin isminin her ne kadar Tatvan-Der ise de Tatvan ile pek fazla bir ilgilerinin olmadığını, dernek yönetiminde hemen hemen her memleketten arkadaşlarının olduğunu söyledi. Tatvan-Der'in ilk kuruluşunda Tatvan Lisesi'nden birbirini tanıyan 7 arkadaştan dolayı derneğin bu ismi aldığını söyleyen Taylan, "250 üyesi olan bir derneğiz. Her yıl Temmuz ayının ilk haftasında geleneksel bir gezi etkinliğimiz de var ve 6 ayda bir çıkardığımız Tatvan-Der dergimiz var." dedi.
Tüm çalışmalarının Hazreti Peygamber(a.s)'in, "insanların en hayırlısı insanlara hayırlı olandır." hadisinin kapsamına girmek için olduğunu dile getiren Taylan, "Bu uğurda çalışan herkese de Allah'tan bol ecir diliyorum." İfadelerini kullandı.
Tatvan-Der her yıl Nisan ayında Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle okullarda kompozisyon yarışmaları düzenliyor. Düzenledikleri yarışmalarda dereceye giren öğrencilere hediye olarak kitap dağıtılıyor. (Mahmut Aytekin-İLKHA)










